el yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2011 Salı

LOHUSA TACIM

Nedendir bilmiyorum ama bizim oralarda yeni evlenen, yeni doğum yapanlar kırmızı yazma (kimi yörelerde yemeni denir) bağlarlar. Ben de adettendir deyip, doğumdan sonra üzerimde kırmızı birşeyler olsun diye kırmızılı bir lohusa tacı yaptım.


Kalın keçeden yaptığım çiçeğin üzerine siyah boncuk ve iple süsledim. Daha önce eşimin aldığı bir çiçeğin kırmızı tülünden ve Emir için hazırladığım bebek şekerinin beyaz tülünden keçe çiçeğin arkasına diktim. 1 liraya aldığım tacın üzerine silikon tabancasıyla yapıştırdım.

Hastanede ve bir süre evde kullandığım lohusa tacımı benden sonra doğum yapan yakın arkadaşlarımdan, minik Zeynep'in annesi Yeliz'e hediye ettim. Şimdi lohusa tacımız onda. Belli mi olur belki o da başka bir hamile arkadaşına verir ve benim lohusa tacım bir sürü minik mucizenin doğumuna şahitlik eder:)  



7 Şubat 2011 Pazartesi

BANYO ZAMANI...



Mehmet Emir'im için aldığımız bakım ürünü ve banyo malzemelerini koyabileceğim bir kutu yaptım. Evdeki kutuları bu şekilde değerlendirmeyi seviyorum. Hem malzemeleri bir arda, derli-toplu tutuyor hem de şık görünüyor.
Daha önce de buna benzer bir kutu çalışmam daha olmuştu. Görmek için tık tık lütfen:)
Aynı kutunun değişik boylarından bir kaç tane daha yapmıştım. Yünler, hobi malzemeleri, dikiş malzemelerimi bu kutular topluyor.
Oğlum için yaptığım kutumuz da bu işte. Banyo zamanı gelince elimizin altında olacak hepsi.


6 Ocak 2011 Perşembe

KUMAŞ TAVŞANCIK


Oğlum için yapmak istediğim bir diğer proje de kumaş oyuncaklardı. Bu doğrultuda yaptığım ilk oyuncak, kumaş tavşan oldu. Kalıbını portekizli bir ablamızın blogundan aldım. Daha önce de aynı blogtan arkadaşımın oğlu için bir ayıcık yapmıştım. Buraya tık tık yaparak onu da görmeniz mümkün. Bu tavşanı eşimin giymediği bir gömleğinden yaptım. Bir noktada geri dönüşüm olan bir çalışma oldu.

  • Tavşanımızın kalıbını öncelikle kağıda aktardım.

  • Ardından kalıbı kumaş üzerine aktararak parçaları kestim ve dikerek ters çevirdim.

  • Kol ve bacaklarında yarısına kadar elyaf doldurduktan sonra ortadan dikiliyor. Böylece eklem yerleri oluşturulmuş oluyor.



  • Sonra tavşanımıza uygun kıyafetler dikiyoruz. Benim tavşanım uzun süre kıyafetsiz kaldı. Çünkü ne yapacağım konusunda karar veremedim. Daha doğrusu beceremediğim için kıyafet dikmek uzun sürdü:(

  • Aslında böyle de keyfi yerindeydi tavşancığın ama kış geldi üşümesin diye ona kıyafet dikmek lazımdı.



  • Sonunda askılı bir kısa pantolonu oldu tavşanımın:)

Bakalım oğlum beğenecek mi ilk oyuncağını:)

23 Aralık 2010 Perşembe

ÇOCUK ODALARINA KEÇE KAPI SÜSÜ



Son zamanlarda iş arkadaşlarımla mesai dışı sıklıkla bir araya geliyoruz. Sohbet, muhabbet, pasta, börek derken iyi oluyor:) Stres atıyoruz, kilo alıyoruz. Tabi bunda benim hamile olmamın da büyük katkısı var:) Son buluşmamız da Hatice'nin evinde gerçekleşti. Çocuklarla birlikte oldukça kalabalık bir gruptuk. Yakında benim oğlumda aramıza katılınca nüfus iyice artacak:)

Hatice'nin de Arda isminde yakışıklı bir oğlu var. Buluşmaya giderken Arda için de küçük bir hediye yapmak istedim. Keçelerle uğraşmaktan hoşlandığımı daha önceki burada kırlentlerimi süslediğim yazımda bahsetmiştim. Arda'ya da keçe bir kapı süsü yaptım. Gerçi ben kapı süsü olarak yapmıştım. Ancak Hatice ile sonraki görüşmemizde Arda'nın odasındaki lambaya taktıklarını öğrendim. Bu da güzel bir fikir aslında. Arda'da beğenmiş hediyesini. Eeee ne diyelim güzel ve sağlıklı günlerinde kullanır inşallah...
Bunlarda kapı süsümüzden detaylar.

Arda'nın ismini yıldızlara yazdık:)

4 Kasım 2010 Perşembe

GÖRDÜK, BEĞENDİK, YAPTIK:)

İş yerinden bir arkadaşımla 10 Marifette turlarken (Adadenizi tarafından yapılmış) görüp beğendiğimiz bir kırlenti onun için yaptık. Lila ve krem renginde olan koltuklarına uyum sağlayacağını düşündüğümüz kumaşları seçtik. Kombin yapabilmek için bir düz bir de desenli kumaşları tercih ettik. Dak kumaş denilen kumaştan kırlentlerimizi diktik. İşte kırlentlerimiz...


Güle güle kullan Fatmacım;)

21 Ekim 2010 Perşembe

EVİM EVİM GÜZEL EVİM


İşte yine bir keçe çalışma ile buradayım. Daha önce yine internette görüp aklımda kalan bir anahtarlık çalışmasını hayata geçirdim. Şuan hangi sitede, nerede gördüğümü hatırlamıyorum malesef:( Çalışmanın asıl sahibi görürse kurusa bakmasın lütfen atıfta bulunamadığım için...





Cep telefonumun kılıfı olmadığı ve çantamda anahtarlarımla aynı gözde durduğu için ekranında baya çizikler oluştu. Ben de iş işten geçtikten sonra bu anahtarlığı yaptım. Bacasından çekine anahtarlar evin içene giriyorlar. Artık cep telefonuma daha fazla zarar veremeyecekler:)

1 Ekim 2010 Cuma

BEBEK HAZIRLIKLARI-1

Daha öncede bahsettiğim üzere bebek bekliyorum. Artık oğlumuzu bekliyoruz desem daha doğru olacak:) Geçtiğimiz hafta itibariyle bebeğimizin erkek olacağı kesinleşti. Cinsiyetinden çok sağlıklı, vatanına- milletine hayrı dokunacak, ahlaklı bir evlat olması daha önemli bizim için.


Henüz cinsiyetini de yeni öğrendiğimizden bebeğimiz için herhangi bir hazırlık yapmamıştık. Artık cinsiyeti de belli olduğuna göre ufaktan da olsa işin bir ucundan başlamak gerek değil mi? Üstelik ilk 3 aydaki halsizlik, yorgunluk ve uykulu hallerim azalmış, kendimi daha zinde hissederken hazırlıkları hızlandırmak doğru olacak. Arkadaşlarım son 3 ay için de vücudum ağırlaşacağından fazla bir işle meşgül olamayacağımı söylüyorlar.







Ben de onların tavsiyesini dinleyerek işe koyulayım dedim. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz ipleri aldım ve bir bebek battaniyesi örmeye başladım. Nako'nun Saten serisinden petrol yeşili, turkuavz ve beyaz renklerini tercih ettim. Battaniyemizin modeli ise zig-zalı olacak. Daha önce 10 marifette görüp beğendiğim bir modeldi.




İnşallah bitince battaniyemiz buna benzeyecek. Modelini bakarak çözmeye çalıştım. Yan kenarları konusunda biraz sıkıntım var. Belki tamamı bitince kenarını tığlayarak toparlayabilirim diye düşünüyorum. Bakalım ne kadar sürede bitirebileceğim.


Not: Yakında battaniyem için küçük bir ön izleme de yayınlayacağım.

MAVİ BONCUK


Şimdiye kadar takı tasarımıyla hiç uğraşmışlığım olmadı. Bir gün takı malzemeleri satan bir dükkana girip renkli renkli incik boncukları görünce kanım kaynadı:) Uzun uzun boncukları inceledim. Ne yapabileceğim konusunda çok da fikrim yoktu. Bu nedenle basit bir şeylerle işe başlamak gerektiğini düşündüm. Önce iri pembe incilerden bir küpe yaptım. İncilere sadece küpe aparatı takarak ilk el yapımı takımı yapmış oldum.
Baktım zevkli bir iş. Hemen halkaları geçiriyorsun bitiyor. Hadi bir de anahtarlık yapayım dedim. İşte bu da küpelerden sonra yaptığım mavi boncuklu anahtarlığım.



Mavi boncuklar cam ve içinde renkli çiçek desenleri var. Uzun şeffaf olanlar plastik. İnciler ve en ucuna da pembe renkli su damlası şeklinde cam bir boncuk. Su damlası boncuklardan küpe yapmak için de almıştım. Ancak küpe aparatlarını takarken cam boncukları parçalamayı başardım. Ne kadar kuvvetli tuttuysam :) Ama yapabilseydim çok güzel olacaktı:( Neyse ilk başlayanlar için sanıyorum olası kazalar bunlar. Zamanla daha iyi olacağını umuyorum…

17 Eylül 2010 Cuma

İYİ UYKULAR AMİNE ZEHRA:)





İş yerinden arkadaşım Vesile'nin temmuz ayı içinde Amine Zehra isminde minik bir bebeği oldu. Ben de güzel Amine'ye kendi el emeğim olan bir hediye vermek istedim. Dikişe de yeni başladığım ve çok tecrübeli olmadığım için (bunu dikişle ilgili her yazımda yazıyorum galiba(: ) bir pike takımı yapmaya karar verdim. Önce kafamda taslak oluşturup malzemeleri seçtim. Nedense benim pitikare kumaşlar çok hoşuma gidiyor. Daha önce kutu değerlendirme için kullandığım yeşil pitikare kumaşın bu kez pembe, lila ve sarı renklerini, birde metrelik satılan pike kumaşından aldım. Bilemiyorum bebek pikeleri için standart bir ölçü var mıdır? Ancak ben göz kararı kendi belirlediğim ölçülere göre pikesini ve çarşafını diktim. Yastık kılıfı konusunda emin olamadığım için pikeyi verirken Vesile'den Amine Zehra'nın yastığının ölçülerini aldım. Yastığı da bu ölçelere göre sonradan tamamlayarak verdim.


İşte Amine Zehra için hazırladığım pike...


Yastık ve çarşafın fotoğraflarını çekmek aklıma gelmedi. Yastığı lila, çarşafı ise pembe pitikare kumaştan yapmıştım.








Pikenin üzerine kumaşlardan kestiğim aydede ve yıldızları makinede aplike ederek diktim. Yıldızların gözlerini ve ağızlarını renkli ipliklerle işleyip, ağız kenarına minik yuvarlak pembe bir keçe diktim. Aydedenin de kirpikleri ve pembe yanağını keçeden yaptım. Amine Zehra uyurken üzerini yıldızlar ve ay örtün istedim:)





















Umarım Amine Zehra bu pike takımında mışıl mışıl uyurken, tatlı tatlı rüyalar görerek büyür.
Dünyaya Hoşgeldin Amine Zehra...

8 Haziran 2010 Salı

KEÇE ÇALIŞMALARA DEVAM...



Yine mi keçe diyenler olabilir. Ama ne yapayım seviyorum keçelerle çalışmayı:) (Bu sıralar aklımın bir köşesinde fimolarla birşeyler yapma isteği var. Ancak fimo hamuru alana kadar keçelerle oyalanıyorum)
Bu kez bir arkadaşım için keçeden peçete yüzüğü yaptım.


Hafta sonu iş yerinden bir grup arkadaş bir araya gelerek hoşça vakit geçirdik. Peçete yüzüklerini, evine davetli olduğumuz arkadaşım Elife için yaptım. Beyaz keçeden halkalarını oluşturdum. Cıvıl cıvıl bir şeyler olsun istediğim için yine keçelerden renkli çiçekler kestim. Çiçeklerin ortasına, üzerini siyah boncuklarla işlediğim sarı yuvarlak keçeleri silikonla yapıştırdım. Oluşturduğum halka ve çiçekleri birbirine yapıştırarak peçete yüzüklerini tamamladım. Hepsi bu kadar.
Hediye paketini de daha önce bir kenara ayırdığım küçük karton kutuyu yapışkanlı kağıt ile kaplayarak yaptım.

Üzerine eklediğim kurdela ve düğme ile kutunun kapanmasını sağladım.

Umarım Elife de peçete yüzüklerini beğenmiştir:)...

3 Haziran 2010 Perşembe

KEÇELİ KIRLENTLER


Keçe ile çalışmayı çok seviyorum. Renkleri, dokusu çok farklı. Üstelik büyük parçalar çalışıldığı zaman işler çabucak bitiyor. Ben bir iş çok uzadığı ya da yapması çok zaman aldığında çabuk sıkılıyorum. Dantel gibi ince işlerle uğraşmayı hiç bir zaman sevmedim. Bu yüzden keçe son zamanlardaki favori hobi malzemem:)

Kemer süsü ile başlayan keçe çalışmalarım, kapı çelengi ile devam etti. Keçeyi şimdi de bir kırlentte kullandım. Bu aynı zamanda ikinci dikiş çalışmam. Dikiş dikmek acayip keyifli bir iş. Dikişe yeni başladığım için henüz detaylı şeyler dikemiyorum. Ama bu yaz kendime bir şeyler dikip "Bunu ben diktimmmmm...... :) " demeyi çok istiyorum.


Neyse gelelim kırlentimize... Kırlentimizin ana malzemesi buldan bezi. Kumaşçıya gidip kırlent yapmak istediğimi söylediğimde önüme ilk koyduğu kumaş buldan dokuması oldu. Hiç tereddütsüz aldım kumaşı. Lise yıllarında gittiğim bir gezi dönüşünde Denizli/ Buldan'a uğradığımızla tanıştım bu kumaşla. El tezgahlarında dokunan bu kumaştan yatak örtüsünden perdeye, masa örtülerinden kıyafetlere bir çok şey üretmişti Buldanlılar. Ben de anneme 2 tane yastık kılıfı almıştım.


Kırlentimizin süslemeleri ise favori hobi malzememiz olan keçeden:)) Önce çiçekleri ve yaprakları kestim. Çiçeğin sap kısmı için yeşil kurdela kullandım. Bunları kumaş üzerine dikiş makinesinde sabitledim. Çiçeklerin ortasına daha önce eşimin eski bir gömleğinden kestiğim düğmeleri diktim. Fermuarını da diktikten sonra kırlentlerin kenarlarını dikerek tamamladım.


Kırlentleri aslında salonumda dekoratif olarak kullanmak üzere yapmıştım. Ancak salonumun renkleri ile çok da uyum sağlamadı gibi geldi. Bunun üzerine kendilerini oturma odasına transfer ettim. Şimdilik buradalar ama önümüzdeki günler için nerede olurlar bilemiyorum.

Peki siz ne dersiniz? Hayatlarına salonda mı yoksa oturma odasında mı devam etsinler?
Önerilerinizi bekliyorum.

11 Mayıs 2010 Salı

MİNİ MİNİ KUŞLAR:)



Mini mini bir kuş donmuştu

Pencereme konmuştu

Aldım onu içeriye

Cik cik cik cik ötsün diye

Pır pır ederken canlandı
Ellerim bak boş kaldı...

Çoğumuz bu çocuk şarkısını biliriz. Hatta çocukken öğrendiğimiz ilk şarkıdır. Yukarıdaki kuşlar da benim pencereme değil de kapıma konan minik kuşlar:)



Mart ayı içinde babamın bir operasyon geçirmesi üzerine memlekete gitmiştik. Annemlerin oturduğu evin çok geniş bir bahçesi var. Bahçe, çeşit çeşit meyve ağaçları ile dolu. Gittiğimiz sırada bahçenin bir kenarında asmanın budanmış dallarını görünce hemen başına geçtim. Bir taraftan ablamlarla sohbet ederken, bir taraftan da asma dallarını bükerek bir çelenk yaptım. Ne zamandır bir kenarda süslenip asılmayı bekliyordu.



10 Marifet'te de YellowAlien'in bir yazısında bu şekilde kuru dallara keçe çiçeklerin takılarak kapı çelengi yapıldığını gördüm. Keçe ve kuru dallar iyi fikirdi. Ben de hemen yeni keçeler aldım. (Daha önce burada aldığım keçeler hakkında bir yazı yazmıştım) Biraz 10 Marifet, biraz Sesiber esintisi derken (kendisini tasarımları konusunda çok başarılı buluyorum, blogundan söyleme fırsatı bulamadım, buradan ilan ediyorum(: ), sonuçta aşağıdaki kapı çelengi ortaya çıktı.



Gaga gagaya vermiş cıvıldaşan iki muhabbet kuşu (eşim ve ben(: ), Sesiber'in daha önce yapımını paylaştığı keçe çiçekler, yapraklar, kendi uydurduğum mor çiçekler ve bir parça yeşil kurdela...


Çelengimizi herkes gibi kapımızın dışına değil de içine taktık. Evden çıkarken bizi güle güle uğurlasın diye:)

28 Nisan 2010 Çarşamba

HEDİYE KUTUSU

Sevdiğiniz birine el emeğiniz bir hediyeyi verirken paketini de kendiniz yapmak istemez misiniz?İşte size güzel bir hediye paketi örneği.


Bu paket, alışveriş merkezlerinde dağıtılan bir ürünün promosyonuna aitti. Ben biraz daha küçültüp kalıbını çıkartmaya çalıştım. Çok fazla tasarım programı bilmediğim için biraz amatörce oldu. Yapılış aşamalarını aşağıda anlatmaya çalıştım. İsterseniz kalıbı bilgisayarınıza indirip çıktısını alarak siz de yapabilirsiniz.

  • Önce kalıbı bilgisayarımıza indirip çıktısını alıyoruz:)

  • İstediğimiz kalınlıktaki bir kartonun üzerine kalıbı aktarıyoruz.


  • Kutumuzu yukarıda görüldüğü gibi dış kenarlarından kesiyoruz.

  • Kalıpta kesik mavi çizgilerle belirttiğim kısımlar katlanması gereken yerler. Kesik kırmızı çizgili bölüm ise kesilecek. Buradan hediye paketimizin sap kısmı geçirilecek.

  • Tabiki yarım daire şeklinde sap kısımlarının da içini kesmeyi unutmuyoruz:)



  • Katlama ve kesme işlemleri bittiğine göre sıra kutumuzu şekillendirmede. Yan tarafındaki yapıştırma paylarını bir güzel yapıştırıyoruz.
  • Alt kısımda yer alan kulakçıkları birbirine geçirmek suretiyle kutumunuz tabanını oluşturuyoruz.



  • Son olarak üzerine açtığımız delikler yardımıyla (hem gövdesine hem de kapak kısmına ikişer delik açıyoruz) geçirdiğimiz kurdela ile kutumuzu tamamlıyoruz. Çeşitli boyut ve renklerde hazırlayabileceğimiz hediye kutularına minik süprizler koyup sevdiklerimizi mutlu ediyoruz:)